DOLAR 43.37 ₺
EURO 51.33 ₺
G.ALTIN 6,945.51 ₺
BİST 0.00

    “Bu Dereboğazı’nda daha ne kadar can vereceğiz?''

    YerelIsparta
    Yayınlama: 25 Ocak 2026 Pazar 15:16 Kaynak: Birlik Haber Ajansı

    TİMBİR Akdeniz Bölge Başkanı Samet Memiş, Dereboğazı yolu için yetkililere seslendi.

    “Bu Dereboğazı’nda daha ne kadar can vereceğiz?''

    ISPARTA - BHA

    Isparta’yı Antalya’ya bağlayan Dereboğazı yolunda yaşanan ölümlü kazalar, kamuoyundaki endişe ve tepkileri her geçen gün artırırken, bu kez dikkat çeken bir çıkış da basın dünyasından geldi.

    TİMBİR Akdeniz Bölge Başkanı ve Akdeniz Habercisi Gazeteci Samet Memiş, Dereboğazı yolunda yaşanan ihmallere ve can kayıplarına dikkat çeken çarpıcı bir köşe yazısı kaleme aldı.

    Memiş, yazısında yıllardır çözülemeyen yol sorununu, art arda yaşanan kazaları ve yetkililerin sessizliğini sert ifadelerle ele alırken, Dereboğazı yolunun bir an önce güvenli hale getirilmesi için çağrıda bulundu. Kamu vicdanında derin yaralar açan kazaların artık kader olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Memiş’in kaleme aldığı yazı, bölgede yankı uyandırdı.

    Dereboğazı yolunda yaşanan acılara dikkat çeken bu yazı, yetkililere yönelik güçlü bir uyarı ve kamuoyuna yapılmış bir çağrı niteliği taşıyor.

    İşte o yazı :

    Isparta–Antalya karayolu…
    Resmî adıyla Dereboğazı yolu.
    Ama bu şehirde yaşayanlar için artık adı çok net: Ölüm Yolu.

    Dün gece Kazak-1 Tüneli girişinde yaşanan trafik kazası, bu acı gerçeği bir kez daha yüzümüze çarptı. İki otomobil ve bir tırın karıştığı kazada önce Hasret Kurman’ı olay yerinde kaybettik. Ardından Cemal Kurman, hastanede verilen tüm mücadeleye rağmen hayata tutunamadı.
    İki can…
    Bir gecede…
    Aynı yolda…

    Bu yol, terörle mücadelede verdiğimiz şehitler kadar can alıyor.
    Abartı değil, istatistik değil; acı bir gerçek.

    Gün geçmiyor ki Dereboğazı yolundan bir kaza, bir ölüm, bir feryat haberi gelmesin. Her virajında bir hikâye, her metresinde bir ağıt var.
    Soruyoruz:
    Bir insanın canı, 60–70 kilometrelik bir yoldan daha mı değersiz?

    Yıllardır söylüyoruz.
    Vatandaş söylüyor.
    Basın söylüyor.
    Aileler söylüyor.
    Ama duyulmuyor.

    Bakanlık yetkililerine sesleniyoruz.
    “Bu yol ne olacak?” diyoruz.
    Bölge müdürünü soruyoruz.
    Cevap yok.
    Ortada somut bir irade yok.

    Bölge müdürü Kepez Kavşağı’nda tur atmaktan başka bir şey yapmıyor.
    Bu yol için Ankara’da masaya yumruğunu vuracak, “Yeter artık” diyecek milletvekilleri yok.
    Herkes suskun.
    Herkes seyirci.

    Dün akşam sadece Kazak-1’de değil, Karagöz tarafında da bir başka felaket yaşandı. Yaralılar var. Yani acı bitmedi, sadece sıradaki kazayı bekliyoruz.

    Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu…
    Her gün yeni yol açılışlarında, kurdele keserken, poz verirken görüyoruz sizi.
    Ama Dereboğazı yolu hâlâ aynı.
    Dar.
    Tehlikeli.
    Ölümcül.

    Bu yol için artık olağanüstü hâl ilan edilmesi gerekiyor.
    İhale mi gerekiyorsa yapılsın.
    Kaynak mı gerekiyorsa bulunsun.
    Gece gündüz mü çalışılacak, çalışılsın.

    Ama artık yapılsın.

    Çünkü her gecikme, yeni bir tabut demek.
    Her ihmâl, yeni bir acı demek.
    Her suskunluk, yeni bir vebal demek.

    Bugün Hasret Kurman…
    Dün bir başkası…
    Yarın kim?

    Bu yol daha kaç can alacak?
    Daha kaç anne ağlayacak?
    Daha kaç çocuk babasız kalacak?

    Artık yeter.
    Dereboğazı yolu kader değildir.
    Bu ölümler kader hiç değildir.

    Ve unutulmasın:
    Yapılmayan her yolun sorumluluğu, o yolda kaybedilen her canla birlikte büyür.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code