Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İdris Altun, ürünün insan vücudunda bıraktığı izlerin sanıldığından çok daha derin olduğunu vurguluyor.
Prof. Dr. Altun'un dikkat çektiği en çarpıcı nokta, nikotinin vücuda alınış biçimi. Sigara içildiğinde nikotin akciğerler üzerinden kana karışırken, Maraş otu dudak altına yerleştirildiği için doğrudan mukoza yoluyla emiliyor. Üstelik ürünün kavak ağacı külüyle işlenmesi, nikotin konsantrasyonunu olağanüstü seviyelere taşıyor. Altun bu tabloyu rakamla somutlaştırdı: 'Yüksek nikotin içeriği nedeniyle kullanan kişide günde 8 paket sigara içmiş kadar etki görülür.'

Ürünün dudak altına yerleştirilmesi, çene bölgesindeki sinir dokusunu doğrudan tehdit ediyor. Prof. Dr. Altun, bu bölgedeki sinirlerin zamanla hasar gördüğünü ve his kaybının ortaya çıkabileceğini belirtti. Bununla birlikte uygulama noktasında enfeksiyon gelişme riski de göz ardı edilemiyor. En ağır tehlike ise tümör oluşumu. Dudak ve dil kanseri, Maraş otunu sigaradan ayıran en kritik sağlık riski olarak öne çıkıyor.
Etkilerin yalnızca uygulama bölgesiyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Altun, sistemik zararları da sıraladı. Akciğerlerde kirlenme, damar duvarlarında bozulma ve solunum yollarında daralma bunların başında geliyor. İskelet sistemi de bu tablodan nasibini alıyor. Omurlar arası disk yapılarında hasar, kronik bel ağrısına zemin hazırlıyor. Diz ve dirsek eklemlerindeki rahatsızlıklar da ürünün uzun vadeli kullanımıyla ilişkilendirilen sorunlar arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Altun'un altını çizdiği bir diğer tehlike bağımlılık boyutu. Yüksek nikotin yükü nedeniyle ürünün bırakılmasının sigaradan daha güç olabileceğini belirten uzman, kullanıcıların zararları fark ettiğinde çoğu zaman artık vazgeçemez hale geldiğine dikkat çekiyor. 'Deli tütünü' olarak da anılan bu ürünün toplumsal kabul görmesi, risklerin yeterince bilinmemesiyle doğrudan bağlantılı.