İzmir Körfezi’nde dış kaynaklı kirliliğin önüne geçilemiyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dron destekli rutin taramalarında, İzmir Körfezi’nde Karşıyaka Anıtı ile Tersane arasındaki bölgede yeni bir kirlilik tespit edildi. Son olayla birlikte kasım ayından bu yana dış kaynaklı kirlilik vakalarının sayısı 13’e yükselirken, yetkililere “caydırıcı yaptırım ve acil müdahale” çağrısı yapıldı.
İZMİR (İGFA) -İzmir Körfezi’ni havadan görüntüleyerek rutin tarama yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi, kasım ayından bu yana sürekli tekrarlanan dış kaynaklı kirlilik görüntülerine yeniden rastladı.
Yaklaşık altı aydır kesintisiz olarak sürdürülen insansız hava aracı (dron) destekli denetim ve izleme çalışmaları, yaşanan kirliliğin münferit olaylar dizisi olmaktan çıktığını kanıtladı. Kısa bir zaman diliminde karşılaşılan 13 vaka, İzmir Körfezi’nin doğrudan varlığını hedef alan yapısal bir krizle karşı karşıya olduğunu ve uzun süredir benzer ihlallere maruz kaldığını ortaya koyuyor.

“CEZAİ İŞLEM UYGULANMALI”
İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin yaptığı açıklamada, “Yaklaşık altı aydır dron çekimleriyle kesintisiz olarak sürdürülen izleme çalışmaları, bu hafta başında da yaşanan benzer kirliliğin durumu münferit olaylar zinciri olmaktan çıkarıyor, aksine sistematik bir kirlilik dizisinin parçası olduğunu kanıtlıyor. Sunduğumuz somut kanıtlara rağmen denetim ve yaptırım yetkisine sahip kurumların sorumlular hakkında caydırıcı cezai işlemler uygulanmaması, körfezi kirleten unsurlara adeta cesaret vermektedir. Cezai müeyyidelerin işletilmediği her geçen gün: denizel eko sistemimiz üzerindeki tahribatı artırmakta, gelecekteki olası çevre suçlarına zemin hazırlamakta, çevre ve halk sağlığını ciddi boyutta tehdit etmektedir. Ekosistemdeki zararın geri dönülemez bir noktaya ulaşmaması için yasal ve idari tedbirlerin tavizsiz bir şekilde, ivedilikle hayata geçirilmesi zorunluluktur. Denetimle yükümlü otoritelerin bu tablo karşısında sessiz kalması veya süreci sadece izlemekle yetinmesi kabul edilemez bir durumdur. Tüm ilgili kurumları; kanunların kendilerine tanıdığı yetkileri kullanmaya ve İzmir Körfezi’ni bir atık sahası olarak gören işletmelere karşı en ağır yaptırımları uygulamaya davet ediyoruz. Kurumumuz, İzmir’in denizel zenginliklerini ve kamusal yaşam alanlarını korumayı en temel önceliği olarak görmektedir. Bu hukuki ve çevresel sürecin takipçisi olmayı kararlılıkla sürdürecektir” ifadelerine yer verildi.