Başkan Yavaş’tan Ankara’daki Su Yönetimi Tedbirlerine İlişkin Açıklama
Ankara genelinde şu anda bir su kesintisi bulunmadığını vurgulayan Yavaş, “Tekrar ediyorum Ankara'da şu anda su problemi yok. Eksiksiz bir şekilde ileriyi öngörerek çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
· Yavaş, yaşanan sıkıntılar nedeniyle Ankaralılardan özür diledi ve “Elimizden gelen her şeyi yapmamıza rağmen, hatamız da olmamasına rağmen bu sıkıntı yaşandı. Ben sıkıntı yaşayan az da olsa çok da olsa hatta bir kişi de olsa sıkıntı yaşayan tüm Ankaralı hemşehrilerimizden, tüm abonelerimizden ASKİ ve şahsım adına da özür diliyorum. Hatta ister kabul etsinler, ister kabul etmesinler; barajlarımızda yeterli su olmadığı hâlde bunu öngörmeyen, önemsemeyen Devlet Su İşleri adına da özür diliyorum” diye konuştu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ABB Konferans Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında, Ankara’da barajlardaki su seviyelerinin kritik düzeye gerilemesi sonrası hayata geçirilen debi ve basınç düşüklüğü uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
“BUNLAR AKLINI PEYNİR EKMEKLE YEMİŞ”
Konuşmasına Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik dezenformasyon faaliyetlerinin arttığını dile getirerek başlayan Yavaş, Hıdırlıktepe’de yapımı devam eden 100. Yıl Şükran ve Şehitler Anıtı üzerinden yürütülen algı operasyonuna değindi. Yavaş, “Televizyonlara İletişim Başkanlığı’ndan talimat gitmiş. Oradan sürekli bu haliyle yayın yapın, o 2 kuleyi gösterin denmiş. O 2 kulenin maliyeti de 2.2 milyar diye yaygara edecekler. Bunlar aklını peynir ekmekle yemiş. Kim inanır benim buraya 2.2 milyar harcadığıma. Henüz yarım, inşallah bittiğinde projeyi gördünüz Ankara halkına yakışır, Cumhuriyet’i kuranlara Şükran Anıtı ve arka tarafında tüm şehitlerimizin isimlerinin bulunduğu bir rekreasyon anıtı ortaya çıkacak” diye konuştu.
“YAĞMUR YAĞIYOR TOPRAĞA İŞLEMİYOR, KAR YAĞIYOR BARAJLARI DOLDURMUYOR”
Yavaş, dünyanın içinden geçtiği sürecin sıradan bir kuraklık olmadığını vurgulayarak, yaşanan tabloyu “iklim kırılması” olarak tanımladı. Birleşmiş Milletler, Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevrelerinin Akdeniz havzasını dünyanın en hızlı kuruyan bölgesi olarak tanımladığını hatırlatan Yavaş, “Yani eski düzenin bittiği, yeni ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor, yeraltı suları çekiliyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor” dedi.
Bu tablonun yalnızca Ankara’ya özgü olmadığını belirten Yavaş, Elazığ’dan Konya’ya, Kayseri’den Malatya’ya kadar birçok ilin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
“BİR YANDA 6 MİLYONA YAKLAŞAN ŞEHİR, ÖTE YANDA AZALAN SU”
Ankara’daki durumu rakamlarla anlatan Yavaş, Başkent’in tarihinin en kurak hidrolojik döneminden geçtiğini vurgulayarak, kişi başına düşen yıllık su miktarındaki düşüşe dikkat çekti. Yavaş, şu verileri paylaştı:
“1994’te Ankara’da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü. 2008’de 45 metreküptü. 2025’te bu rakam 19 metreküpe düştü. Yani Ankara, su açısından yarıdan fazla fakirleşmiştir. Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, öte yanda her geçen yıl daha az gelen su… Ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri, Ankara’nın bu gerçeğinin fotoğrafıdır. Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı. Bu tablo; iklim krizinin Ankara’ya düşen payıdır. Bizim görevimiz bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara’yı ayakta tutmaktır.”
GEREDE PROJESİ’NDEN DAMLA SU GELMİYOR
Yavaş, Ankara’nın mevcut su rezervine de değinerek, “Ben bugün burada Ankara'yı izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. 'Ankara'nın 200 günlük suyu var' demiştim; 200 gün dediğiniz de göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Şimdi zaman zaman siyasiler 'var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı' gibi saçma sapan konuşmalar, dezenformasyon yapıyorlar. Şu anda suyumuz, barajlardan şehre gelecek su alma yapısının altında. 'Su neden verilemiyor?' deyince meşhur bir barut fıkrası vardır, hepiniz bilirsiniz. Komutan askere sormuş: 'Niye savaşı kaybettiniz?' Asker cevap vermiş, 'Bir, barut bitti.' Komutan demiş ki, 'Gerisini saymana gerek yok.' Su yok! Sizin '2050'ye kadar yetecek' dediğiniz baraja, Gerede Projesi’nden damla gelmiyor. Su yok, olay bu kadar basit. Bunu da mazeret etmeden, elbette bir yönetici olarak şehre nasıl su vereceğimizin tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ANKARA SUSUZ KALDI” HABERLERİNE TEPKİ
Son günlerde Anadolu Ajansı, Habertürk, TGRT gibi bazı medya kuruluşlarında yer alan haberleri eleştiren Yavaş, “şehir susuz kaldı”, “evlerde su yok”, “Ankara çöktü” şeklinde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Salonda bulunanlara “Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın” diyen Yavaş, bu iddiaların siyasi polemik konusu hâline getirildiğini dile getirerek şöyle konuştu:
“İçlerinde bir kişi var ki halk arasında bir deyim vardır. Şehrin içine, halkın karşısına çıkmaya yüzü olmayan bu insanlar kalkıp Ankara Büyükşehir hakkında dezenformasyon yapıyor. Benim aklıma şu geliyor onları televizyon ekranlarında gördükçe, ‘Katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş.’ Kalkmış bunları anlatıyorlar. Kerbela dönemini de sosyal medyadan vereceğiz. Eski dönemde şunlar oldu ya da bizim dönemde de böyle kıyasına ihtiyacımız yok arkadaşlar. Biz buraya seçilirken en iyi hizmeti yapmaya, en iyisini yapmaya talip olduk. Ve Ankara halkı da bize güvendiği için seçti ve aynı şekilde çalışmaya da devam edeceğiz.”
“HABER YAYINLANDIĞI GÜN TRT HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM”
TRT’de hazırlanmakta olduğu öne sürülen bir dosya habere ilişkin konuşan Yavaş, “Daha önce TRT'ye bir çağrı yapmıştım, buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Nedir bu telaşınız? Şu anda Ankara'da tüm musluklardan su akıyor arkadaşlar. Hiçbir tane kesinti yok. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı olması lazım. O amacın ne olduğunu biliyoruz. Ve arkasına şunu söyleyecekler. ‘Ankara'da salgın hastalık başlıyor’, ‘İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor’, ‘Şehir susuz kaldı’ gibi sahte haberler de bundan sonra hazır olun. O konuşan insanlar, ilçe yöneticileri dahil hepsinin ne kadar su kullandığını görüyoruz. Hepsini dezenformasyondan, halka panik yaratmaktan dolayı savcılığa vereceğiz. TRT'ye sesleniyorum veya İletişim Başkanlığı’na, sizler bu ülkenin 86 milyon vatandaşının vergileriyle yayın yapan bir kurumsunuz. Halkın parasını kullanıp halka yalan söylemeye lütfen utanın. Haber merkezlerinde kurulan WhatsApp gruplarında, ‘Su akmayan çeşme bulun gidin oradan yayın yapın’, ‘Tankerle su verilen bir yer bulun, ne pahasına olursa olsun görüntü çıkarın’ şeklinde talimatlar verildiğini bilmediğimizi mi sanıyorsunuz? Şimdi de bütün Türkiye biliyor. Şunu açıkça söylüyorum; o dosya haberin yayınlandığı gün TRT hakkında bir suç bir kez daha suç duyurusunda bulunacağım” ifadelerini kullandı.
“ASKİ VE ŞAHSIM ADINA ÖZÜR DİLİYORUM”
Yavaş, sunum eşliğinde Ankara'yı küresel krize rağmen nasıl susuz bırakmadıklarını, hangi yatırımlarla, hangi tekniklerle ve hangi fedakârlıkla suyu korumaya çalıştıklarını anlatarak, konuşmasının sonunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle Ankaralılardan özür diledi. Yavaş, “Bugüne kadar hiçbir hemşehrimizin başını öne eğdirecek bir işin içinde olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Hiçbir zaman rantın, çıkarın, partiler üstü kirli ilişkilerin yanında olmadık. Ankara'yı bir avuç insanın değil, 6 milyon Başkentlinin şehri olarak gördük. Bundan sonra da böyle görmeye devam edeceğiz. Ben su sorunu yaşadığımız bu süreçte bundan etkilenen Mamak'ın yüksek kesimlerinde yaşayan, Çankaya'nın üst kotlarında oturan, Keçiören’in ve Yenimahalle'nin bazı bölgelerindeki ve Lalahanlı hemşehrilerimizden söz etmek istiyorum. Bu bölgelerimizde biraz önce söylediğim gibi Ankara'da kuraklıktan dolayı yaşanan su sorunu olmasa dahi problemlerimizin var olduğunu biliyorum. 2026 yılından itibaren bu problemleri çözmek için neler yapıyoruz biraz önce bunları hep tek tek gösterdim, tek tek anlattım. Ancak elimizden gelen her şeyi yapmamıza rağmen hatamız da olmamasına rağmen bu sıkıntı yaşandı. Ben sıkıntı yaşayan az da olsa çok da olsa hatta bir kişi de olsa sıkıntı yaşayan tüm Ankaralı hemşehrilerimizden, tüm abonelerimizden ASKİ ve şahsım adına da özür diliyorum. Hatta ister kabul etsinler, ister kabul etmesinler; barajlarımızda yeterli su olmadığı hâlde bunu öngörmeyen, önemsemeyen Devlet Su İşleri adına da özür diliyorum. Barajlarımızda su olmadığı için görevim olan musluklara Ankara'nın küçük bölümünde suyu ulaştıramadım. Hakkınızı helal edin” diye konuştu.
“ANKARA’DA ŞU ANDA SU PROBLEMİ YOK”
Yavaş, Ankara genelinde bir su kesintisi bulunmadığını vurgulayarak sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da şu anda su problemi yok. Tekrar ediyorum yayın yapacaklara, Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da su problemi yok. Ben burada asıl Kerbela'yı yaratanların, devrin Başbakanı'nı susuz bırakanların, ameliyathanelerde ameliyatı yarım bırakılıp hastaların dışarı çıkarıldığından, hatta o günün başbakanını da yağmur duasına çıkarmışlar. ‘Ankara'yı terk edin’ diyenleri tek tek anlatacak durumum yok. Asla eski yapılan kötü şeyler bizim örneğimiz, mazeretimiz, ölçümüz olamaz. Ankara halkı bizi bunun için seçti. Eksiksiz bir şekilde ileriyi öngörerek çalışmalarımıza devam edeceğiz.”